İznik Ultra 2020: 2021'de görüşmek üzere

İznik Ultra 2020: 2021'de görüşmek üzere

İznik Ultra 2020: 2021'de görüşmek üzere

Covid-19 salgını, kısıtlamalar, düzenlemeler ve yaklaşımlar ışığında, daha önce 14-16 Ağustos 2020 olarak ertelenen İznik Ultra Maratonu, bütün paydaşlar için en sağlıklı ve güvenli seçenek olarak sadece Sanal Yarış olarak koşulacaktır.  Sahada bir koşu yarışı organizasyonu olmayacaktır.


Bu ne kolay, ne de basit bir karar oldu. Salgının seyrindeki rakamların bir kısmı 20 Temmuz itibarıyla 2 ay öncesindeki yüksek değerlerde.  Tüm kuralların sahada ve bütün zaman boyunca uygulanmasını ve uyulması iyimser bir yaklaşım. Bu bağlamda yüzlerce kişiyi İznik Gölü çevresinde buluşturmanın riski ve sorumluluğunu tekrar değerlendirdik. Yarışın temel değerleri olan çevreye saygı, birbiriyle dayanışma ve sıcak dostluk ortamını korumayı ve her paydaşın sağlığını tarttık. Sahadaki buluşmayı 2021’e ertelemenin daha doğru olduğuna karar verdik.


2021 yılında, 9-10-11 Nisan tarihlerini lütfen şimdiden not alın. yıllardır olduğu gibi, Ekim ortasında kayıtlarımızı açma veya en azından daha detaylı açıklama yapmak umudundayız.


Haziran başında kaydını Ağustos tarihlerine taşıyan koşucularımız, 

  1. Kayıtlarını 2021’e ücretsiz taşıyabilir,

  2. Yarış ücreti iadesi talep edebilir. ( 10 Haziran’dan önce kayıt olanlara %40, 10 haziran’dan sonra kayıt olanlara %100 iade yapılır) 

14-17 Ağustos 2020 arasında ayrıca Sanal İznik Ultra yarışları yapılacaktır. Katılım ücretsiz olacaktır. Detayları bu sayfada ilan edilecektir.

Karar vermemizin arkasındaki düşünceleri aşağıda daha detaylı paylaşmak isteriz.


Patikalarda koşmak, sınırlarımızı zorlayacak kadar uzun koşmak ortak tutkumuz. Bir organizasyon için yarış düzenlemek de koşmak kadar yorucu, hazırlık ve tutku gerektiren bir eylem.İznik Ultra Maratonu’nu 2011 sonbaharında dillendirmeden çok önce, hatta kendimiz bir patika ultra maratonu koşmadan önce, insanların tutku ile koşacakları bir hat aradık. Bulduk, İznik Ultra’yı 8 yıl her sene bütün zorluklarıyla tekrarladık. 2020’de Covid-19 salgını kaçınılmaz olduğunda, optimum bir tarihe ertelemek için askıya aldık. 


2,5 ay dünya ve Türkiye’deki gelişmeleri takip ettik. Yarışlar nasıl düzenlenebilir diye düşündük, düşünenleri okuduk, dinledik, tanıdıklarımızla fikir alışverişinde bulunduk. Ülkemizdeki düzenlemelere katkı verdik: bu çalışmaların kabul gördüğü Haziran başında ifade edilince yarışı gerçekleştirebileceğimizi düşündük, tarihi Ağustos ortası olarak belirleyip kayıtlarımızı açtık. Covid-19 önlemlerini yarışımıza uyarlayıp web sayfamızda ilan ettik. 

30 Haziran’da, resmi düzenleme beklenenden farklı olarak ‘her yarışmacıdan Covid-19 testi istenir’ maddesi ile resmileşince şu duyurumuzla kayıtları kapattık.

13/07 tarihinde Türkiye Atletizm Federasyonu özel yarış talimatnamesinden test zorunluluğunu kaldırdı, yarışmacının kendini kontrolü ve beyanı için yeni düzenleme yayınladı. Bu düzenleme içeriklerinin, Covid-19 döneminde eğer bir yarış düzenlenebilecekse doğru yaklaşım, kural ve sorumluluk kabulü olduğuna inanıyoruz. Kurallar ve düzenlemeleri destekliyoruz. 

Ama maalesef İznik Ultra’yı 2020 yılında organize etmeme kararı aldık.


Hastalığın seyri ve virüsü yayma olasılığımız

Covid-19 salgını için Mart ortasından itibaren ülkemizde resmi önlemler alındı, bireysel bilinçlendirmeye önem verildi. Sağlık Bakanlığı kuralları ve çeşitli kısıtlamalarla başarılı bir mücadele verildi. 1 Haziran’dan sonra vaka ve ölüm sayılarındaki iyileşme beklenenden yavaş azalmaya başladı, maalesef yoğun bakım ve entübe hastalarının sayısı son 30 günde arttı. 

20 Temmuz itibarıyla Son 30 gündeki artışlar şu şekildedir:

Yoğun Bakım        54,79%

Entübe Solunum Cihazına bağlı                   17,74%

Toplam Vaka 17,52%

Toplam İyileşen     26,69%

Kaynak: derleme Prof.Dr. Fatih Tank


Yarışın organizasyon kontrolü altındaki bölüm ve zamanlarında mesafe kurallarını eksiksiz uyguladığımızı düşünsek bile, yarışmacıların farklı zamanlarda kendi aralarında ve İznik yerelindeki temaslarının ülkenin ortalama davranış şeklinden farklı olacağını ancak umut edebileceğimizi kabul ediyoruz. 

400-500 yarışmacı, 200-300 yarışmacı yakını, 70-100 organizasyon ve gönüllüler, 100-150 sağlık, güvenlik ve kamu çalışanlarından oluşan bir topluluk bir araya gelecek.  


Güvenli olmayan durumlar

Açıkladığımız Covid-19 kurallarını uygulamaya çalışmak için elimizden geleni yapacağız. Ama her durumu kapsayacak mı? 

  • Yarışı kontrol noktasında terk edenleri görevli araçlar veya noktadaki gönüllülerin arabasıyla geri getiriyoruz. Özellikle Süleymaniye gibi sapa noktalarda, yarışın ileri saatlerinde, bitik yarışmacılar ve yorgun istasyon görevlileri beraberce dönerken araç içi mesafeyi düşünüyoruz.  

  • Yarış uzadıkça, mesela 12. saat yorgunluğunda, yarışmacılar beslenme istasyonlarına nasıl girecek? İstasyonda kendi işini ne kadar yapabilecek? 

  • Köylerde koşucularla coşan çocuklar çak yapmak isterse, o rampayı çıkmış veya hızla inmiş hangi koşucu az önce terini sildiği elini o çocuğa uzatmayacak? 


İsteyerek katılanlar, organizasyona dahil olmak zorunda olanlar

  • Koşucu ve gönüllüler isteyerek geliyor, peki resmi görevliler? Belediye çalışanları, jandarma, polis, sağlık görevlileri. Organizasyonda çalışan saha görevlisi, teknik personel ve mesai arkadaşlarım da gelirleri karşılığında gelmek zorundalar.


Bu riskleri azaltmak için parkurları azaltmak bir çözüm olabilir mi? 17 veya 33 saatlik bir yarışı daha kısa koşan heyecanlı bir bir kalabalıkla beraber organize etmek güvenli olmayacak. İznik Gölü’nü dönmeyen bir İznik Ultra mı, yoksa sadece az kişinin en uzun parkuru döndüğü sembolik bir yarış mı? Bu seçimi yapmak istememek mi? 


Kurumlar arası sinerji

Kamusal alanda gerçekleşen bir koşu yarışı birçok kurumun eş zamanlı işbirliğini, koordinasyonunu gerektirir. İznik Ultra Maratonu 3 ilçe sınırlarında, 19 köyden geçer. Valilik, büyükşehir belediyesi, sulama birlikleri, UMKE, jandarma, polis başta olmak üzere birçok kamu birimi ile ilçe ve il düzeyinde iletişim kurulur. Yasal izin geciktiğinde evrak ve koordinasyon toplantıları zor bir zaman dilimine sıkışıyor.


İznik Ultra coşkusunu korumak

Yarışlar sadece rekabet değil, aynı zamanda buluşma mekanı, buluşma zamanı. Yarış mesafesi ve süresi uzadıkça dayanışma artar. İznik Ultra koşanlar bilir, havada bir enerji vardır. Güzel insanları ayrı tutmak, varışta karşılamamak içimizi burkuyor. Öte yandan özlediği arkadaşları görünce hepimiz fotoğraf çekilmek isteriz. Grup fotoğrafları çekilirken birbirimizden hep mesafeli durabilecek miyiz? Dursak, İznik Ultra mı olacak? Bu önemsenmezse, bulaşma riski ne olacak? 


Çevre dostu olabilecek miyiz? 

Yarışın ilk senesinden beri neredeyse her boyutunda çevreye duyarlı olmaya çalıştık. Tek kullanımlık plastik kullanımını azaltan kurallarımızın arkasında durduk. Doğal ve yerel ürünleri kullanmaya çalıştık. Gezegen farkındalığını arttırmaya çalışırken tek / ufak porsiyonluk ürünlere geçmek bir çelişki konusu. Kontrol noktasında verilen yeme-içme desteğini azaltmak ise yarışı başka bir düzene geçirecek. Yapmak istediğimiz o da değil.


Bu yaklaşımla bir çok organizasyondan ve 2 ay önceki görüşümüzden daha muhafazakar bir yaklaşım gösterdiğimizin farkındayız. Bir çok koşucu dostumuzun koşu yarışlarının bir çok serbest bırakılan aktivite ve mekana göre daha az riskli olacağını düşündüğünü de anlıyoruz. Bu kararımızı destekleyenler olduğu gibi hoşlanmayacak da olacaktır, saygı duyuyoruz. 


En başta belirttiğimiz gibi, yarış düzenlemeyi bir yaşam tarzı olarak gördük. Yarışın her anında koşucularla yan yana olmayı, onların heyecanını paylaşmayı seviyoruz. Organizasyon yapmaya bir süre ara vermek zorunda kalacak olmak bizi birçok bakımdan zorluyor. Güvenli, özel deneyim sunan yarışlar sunmak için beklememiz gerektiği kadar bekleyeceğiz. 


Patikalarda koşmaya devam ediyoruz. En kısa zamanda beraber, sağlıkla koşmak dileğiyle.